3/7/2006 ·


Bir Asker Ağlıyor

 

Hava yağmurlu tüfeği omzunda
Her yanı ıslanmış nöbet başında
Seni düşünüyor hayalin karşında
Bir asker ağlıyor nöbet başında

Parke üstünde bere başında
Ne sırlar gizliyor her göz yaşında
Belli ki çok üşüyor sabahın soğuğunda
Bir asker ağlıyor nöbet başında

Yaşı ilerlemiş aklı başında
Fakat çilesi bitmemiş asker ocağında
Neler çektiği anlaşılıyor her hıçkırığında
Bir asker ağlıyor nöbet başında
 

 

3/7/2006 ·


Amirim

Yine sana yazıyorum,yine sana döküyorum içimi,
senden başka kim anlar ki beni
dün o fırtınalı gecede,eve giderken,karanlık kuytu bir köşede
bir adam çıktı karşıma.
beyim,beyim,dedi elindeki yarım kalan sigarayı göstererek,
ateş istedi tam sigarasını yakıyordum ki.
parmağından yüzzüğü görünce,o buz gibi elleri,ta ciğerimi yaktı..
bu yüzük dedimkafasını kaldırdı yüzüme baktı dokunma dedi
hey allahım bu o amirim
sarıdım boynuna tanıyamadı hatırlayamadı beni,
yalvara yalvara zor razı ettim.
eve gitmeye hava çok soğuk tu .bir allahın kulu yoktu ortalıkta
bizden ve peşinden ayrılmayan siyah kediden başka.
eve varıncaya kadar o günleri anlattım beni nasıl çatışmadan kurtardığını. yüzüğüde o günün hatırası olarak parmağına taktığımı,daha başka aydınlı plakacı 09 osmanı,trabzonlu
laz dursunu,maraşlı ede ökkeşi,erzurumlu yanık ömeri,
ama nerede,beni dinlemiyordu,bilehep birşeyler mırıldanıyorduağırdan ve sessiz.
gidenler gelmeyecek gidenler gelmeyecek,amirim başka dünyalardaydı.eve vardık kediyi kucağına aldıkediyi ısıtıyordu,halbuki kendisi titriyordu sobanın farkında bile değildi garibimberaber çektirdiğ*imiz fotağraflarıbana hediye ettiği cevşeni gösterdim oralı bile olmadı,tedirgindi bir şeyler arıyordu cebinden eski bir kağıt parçası çıkardı,
baktı,baktı,kül tablasına bıraktıfark ettirmeden aldım bir telefon numarası yazılıydı aradım,telefona çıkan karısıydı amirimin yanımda olduğunu söyleyince,kadın öyle bir çığlık attıki,kalp atışını yüreğimde hissettim.
nasıl bu hale düştüğünü sorunca,kadın bir ah çekip anlatmaya başladı.
teskeresine oniki gün geçen fakat çatışmada olduğu için alayına dönemiyen evli yirmi yedi günlük yeni bebeği olan bir evin bir oğlu sivaslı ali adında bir asker kucağında şehit olmuş o anda şuurynu kaybetmiş vel hasıl kafayı yemiş vay be amirimki eksi yirmi beş derecede hakkarinin dağlarında kara kışa ve haydutlara karşı meydan okurdu vatan dedinmi bir vatan daha çıkardı ağzından zoru sevdirmişti çileyi sevdirmişti ay yıldızlı bayrak için ölümü sevdirmişti amirim lafın kısası güzel anam bir gün sonra kadın cağız iki çocuğunuda alıp gelmişti o karşılaşma anı var ya vijdansızı merhamete getirecek bir an karısının ve çocuklarının karşısında görünce o umursamaz adam doğruldu kanatlanacak kuşgibi öyle bir atıldıki çocuklarının üstüne anlatamam ne kadar israr ettiysem kalmak istemediler vedalaştık kapının önünde arkalarından baka kaldım kavuşmak ne güzel şey ah birde ben sana kavuşa bilsem ey güzel anam amirim sanki bir şey unutmuş gibi bir den geri döndü elini onzuma koydu gözlerini gözlerime dikti yutkundu yutgundu ve şu okkalı sözler döküldü dudaklarından bir ağaçtan bir milyon kibrit çıkar bir kibrit bir milyon ağacı kakar....
 

Mustafa Yıldızdoğan

3/7/2006 ·


Bakma Öyle Islak Islak

 

BAKMA ÖYLE ISLAK ISLAK
GÖZÜN GÖZÜMDE KALACAK
GÖNÜL YARAM GÖZÜ KARAM
AŞKTAN YANA BAHTI KARAM
ATEŞE DÜŞMÜŞ KAR GİBİ
ERİYORUM CANIM ERİYORUM.
SENİ SEVİYORUM…
SEHER YELLERİNİ YÜREĞİNDE DOGUR.
HER ŞAFAK SENSİN.
ALEM SENİN İÇİNDE.
SEN HİSSEDEREK YAŞAMAYA BAK.
BAZEN GÜLEREK BAZEN AĞLAYARAK.
AMA TAT ALARAK.
AŞK KOLAYA İTİBAR ETMEZ.
GÖNÜL ZORA TUTSAK.
ONUN İÇİN YALÇIN KAYALARA SÜR GÖNÜL ATINI.
ÇİLE MAYASIDIR AŞKIN.
ACIDAN ZEVK AL.
HASRET SENİ YILDIRMASIN.
EĞME BAŞINI BENSİZ ORALARDA.
EFKARIN CANA YETTİĞİNDE.
KAPA GÖZLERİNİ VUSLATI DÜŞÜN.
VE ÖYLECE KAL.
DAHA OLMADI SÖK YÜREGİNİ
YÜREĞİME SAL…
BAKMA ÖYLE ISLAK ISLAK
GÖZÜN GÖZÜMDE KALACAK.
GÖNÜL YARAM GÖZÜ KARAM
AŞKTAN YANA BAHTI KARAM.
ATEŞE DÜŞMÜŞ BİR KAR GİBİ
ERİYORUM CANIM ERİYORUM.
SENİ SEVİYORUM.
BİR AVUÇ ATEŞ KOYDU GÖZLERİN İÇİME.
SENİ DÜŞÜNDÜKÇE YÜREĞİM YANIYOR.
BOGAZIM DÜĞÜMLENİYOR.
DALIP DALIP GİDİYORUM UZAKLARA.
SOKAKLARA ATIYORUM.
YALNIZLIKLARA BIRAKIYORUM KENDİMİ.
GÖZLERİM PUSLANIYIOR.
YANAGIM ISLANIYOR.
SANKİ OMZUMA DAĞLAR YASLANIYOR.
HEY GÖZÜNÜ SEVDİGİM.
GÖNÜL VERDİĞİM.
HAYALİYLE MURADA ERDİĞİM.
DELİ TAYLAR GİBİ DURUŞUNU
YARALI CEYLAN DÜŞÜNÜŞÜNÜ
SİNİRİNİ GÜLÜŞÜNÜ.
BOYUN BÜKÜŞÜNÜ.
SEVİNÇLE GELİŞİNİ.
HÜZÜNLE GİDİŞİNİ.
VE GİDERKEN YAPRAK GİBİ DÖKÜLÜŞÜNÜ.
BAKMA ÖYLE ISLAK ISLAK
GÖZÜN GÖZÜMDE KALACAK.
GÖNÜL YARAM. GÖZÜ KARAM
AŞKTAN YANA BAHTI KARAM.
ATEŞE DÜŞMÜŞ KAR GİBİ
ERİYORUM CANIM ERİYORUM.
SENİ ÇOOK SEVİYORUM…
                            mustafa yıldızdoğan
3/7/2006 ·

Ugur Isilak
                  Askim Sana Emanet

Ayriligin vaktidir
Askim sana emanet
Ana sütü gibidir
Askim sana emanet

Bir künyedir bu sana
Ardir, namustur cana
Gözün gibi bak ona
Askim sana emanet

Ömrün bittigi yerde
Açilir kara perde
Sahidimdir mahserde
Askim sana emanet

Içimde bir hüzün var
Hiç olmadi bu kadar
Gidiyorum nazli yar
Askim sana emanet

3/7/2006 ·


                  Dizginle Askini

bosa mecnun olup leyla arama
dizginle askini çöl simarmasin
sevda lehçesinde çok söz var ama
beyhude konus ki dil simarmasin

gönül zarar eder dünya kariyla
yogrul asiklarin ahuzariyla
yanip tutusursan dostun nariyla
savrul bosluklara kül simarmasin

hayal ülkesinde mevsim hep bahar
aklini basina topla vakit dar
kurak topraklarda bülbül olmak var
gönül ver dikene gül simarmasin

yol bilmezse sazindaki perdeler
türkü isyan eder yüzüne güler
yüreginden süzülsün ki nagmeler
mizrap simarmasin tel simarmasin

3/7/2006 ·

     Feda Ettim
Kanmak için yandim aska
Özü sana feda ettim
Seni gördüm senden baska
Gözü sana feda ettim

Gözün oldum baksin diye
Kisa döndüm yoksun diye
Sicakligin yaksin diye
Yazi sana feda ettim

Yüregim para paredir
Ayrilik çetin yaredir
Kelimeler biçaredir
Sözü sana feda ettim

Yoklugunda buldum seni
Benden bile aldim seni
Gönlüm ile çaldim seni
Sazi sana feda ettim

:: Sonraki »